20 Ocak 2009 Salı

AQUAGYM...



Hep aynı egzersizleri yapmak sizi çok mu sıkıyor? Farklı bir şeyler yapmak hem eğlenmek, hem rahatlamak, hem de kaslarınızı çalıştırıp formda kalmak mı istiyorsunuz? Size aquagym lazım!

Neden aquagym?

Eklemler üzerinde hiçbir zorlama yaratmadığı için, hamilelerin, yaşlıların veya fiziksel rahatsızlığı bulunanların çekinmeden yapabilecekleri bir egzersiz.

Rahat ve yorucu olmayan bir aktivite.

Suyun ferahlatıcı ortamında sıcağın etkisini hissetmeden istediğiniz kadar egzersiz yapma imkanı.

Yüzme biliyor olmanız gerekmiyor.

Kaza veya ameliyat geçirmiş hastaların rehabilitasyonu için birebir.

Siz bir yandan suda egzersiz yapıp kaslarınızı çalıştırırken, havuzdaki suyun basıncı da vücudunuz üzerinde masaj etkisi yaratıp sizi rahatlatır.

Kan dolaşımını hızlandırır.

Gündelik hayatta yaptığınız egzersizleri suyun içinde yaptığınız takdirde daha fazla enerji sarfedersiniz.

Bol bol eğlenip gülerek günlük stresten uzaklaşabilirsiniz.

Nelere dikkat etmelisiniz?

Tok karnına havuza girmemeye özen gösterin. Havuza girmeden önce yapacağınız ısınma hareketleri, suda yapacağınız egzersizler sırasında incinme olasılığını en aza indirecektir. Kendi güvenliğiniz için su seviyesinin göğüs hizanızı geçmemesine dikkat edin. Egzersizlerin sonrasında bol bol sıvı alın, suyu tercih edin.

BOSU nedir?

BOSU devrim yaratan bir total body fitness ekipmanıdır. 2000 yılında IHRSA fuarında yaratıcısı David Weck tarafından tüm Dünya'ya tanıtılan BOSU ve BOSU Egzersiz Programı çok kısa zamanda Fitness Merkezleri & Profesyonel ve Amatör Spor Kulüpleri için çok önemli bir ekipman ve antrenman sistemi haline geldi. Özellikle U.S.A ve Avrupa'da ki Fitness Merkezlerinin ve Health Clubların Grup Aerobik Programlarında en fazla üye çeken ders haline gelen BOSU ekipmanı ile yapılan BOSU Challenge, BOSU Strength, BOSU Balance, BOSU Cardio dersleri ile eğlenceli ve daha efektif çalışmalar yapabilirsiniz.



Kimler kullanabilir?

BOSU her yaştaki fitness seviyelerine ve profesyonel sporcuların performans gelişimine gore dizayn edilmiştir. BOSU ekipmanını diğer ekipmanlardan farklı kılan birinci özellik bu ekipmanı kullanarak yapılacak egzersizlerde güç ,sürat, çabukluk, denge, koordinasyon, ve esneklik gibi motorik özelliklerini ve cardiovaskuler dayanıklılıklarını aynı anda geliştirebilecek olmanızdır.
BOSU ile 7 ile 70 yaş arasıdaki, sedanter insanlar, emekliler, profesyonel sporcular (her branşa yönelik), yüzlerce egzersiz yapabilirler.
Şu an da birçok USA de birçok NBA,NFL,NHL, takımı ve Avrupa'daki bir çok profesyonel spor kulübü profesyonel sporcularının antrenman programlarında rutin olarak BOSU ekipmanını kullanır hale gelmiştir.

08 Ocak 2009 Perşembe

Hareketler...


Şok Diyetlerden Uzak Durun...

Kışın tüketilen yiyeceklerdeki yağ ve kalori miktarının artması ve günlük aktivitelerin azalması, kilo alınımının artmasını kaçınılmaz kılıyor. Kışın gizlenen bu kiloları vermenin zamanı geldiğinde ise genellikle en kolay yöntem olarak seçilen 'şok diyetler' vücut üzerinde ciddi tahribata yol açıyor.

Diyet, alışkanlık haline getirilmemelidir. Diyeti alışkanlık haline getirenler hiçbir zaman istedikleri kiloya inemeyeceklerdir. Katı bir diyet hayatta bir kez ve bir uzman gözetiminde yapılmalıdır. Unutulmamalıdır ki bu tür şok diyetleri uygulayan kişilerde; sindirim ve sinir sistemi bozuklukları, anemi, yorgunluk, baş dönmeleri, bulantı ve kusma problemleri görülebilmektedir.

Diyete başlayacak kişi mutlaka bunu istemeli ve kendisini hazırlamalı. Kilo problemi için kalıcı bir çözüm istiyor ise mutlaka bir diyetisyen tarafından, kişinin beslenme öyküsü, yaş, kilo, boy, fiziksel aktivite düzeyi ve vücut analizi incelenerek, alternatifler içeren dengeli ve yeterli bir beslenme programı hazırlanmalıdır. Metabolizmasını hızlandırmak için mutlaka günde 2,5 – 3 litre su içmeli ve kaliteli protein tüketmelidir. Kaliteli protein ihtiyacının karşılanması içinse haftada iki kez yumurta, iki – üç defa balık, kırmızı et veya tavuk yemek gerekmektedir.

Beslenme şekli, en yoğun öğün sabah kahvaltısı olacak şekilde düzenlenmelidir. Bir günde üç esas öğün ve üç ara öğün yemek zayıflamayı olumlu yönde etkilemektedir. İnsan hayatında sadece bir kez ve doğru diyet yapmalıdır. Oysa günümüzde kilosundan şikayetçi olan hemen herkes çevresinden duyduğu, bir ünlünün uyguladığı, gazete eklerindeki şok diyetleri defalarca deneyerek, metabolizmalarını bozmaktadırlar. Diyet yapıp metabolizmasını bozmuş bir kişinin, vücudunun vitamin-mineral dengesini bozduğu için, zayıflaması çok zor olacaktır. Bu noktada ısrarcı olmak yerine, bir süre diyet yapmayı bırakıp, bütün besin gruplarından dengeli yiyecek şekilde beslenilmesi gerekmektedir. Bu sayede vücudun eksikleri yerine konulur ve daha sonra yeniden sağlıklı bir diyet programı sürdürülebilir.

Kişinin kilo vermesinde en büyük etken metabolizmayı yormamak ve aktif tutmaktır. Diyet öncesinde sağlık kriterleri mutlaka saptanmalıdır. Kişinin kan tahlillerine göre; Demir eksikliği var mı? Guatr problemi bulunuyor mu? Protein eksikliği var mı? İnsülin salgı durumu araştırılarak metabolizmayı aktif tutacak şekilde bir diyet uygulanmalıdır. Böylelikle uygulanacak diyet programı ile kişinin ayda 4 – 6 kg. vermesi sağlıklıdır. Bu kilo oranı kişinin vermesi gereken kilo oranına göre değişir. Örneğin, 10 kg. fazlası olan bir kişiye ayda 4 kg. , 30 kg. fazlası olan bir kişiye ayda 6 kg. verdirilebilir.

Örnek Diyet

1.besin grubu - Süt, yoğurt
2. besin grub - Et, peynir,yumurta,tavuk
3. besin grubu - Ekmek,çorba, pilav, makarna
4. besin grubu - Sebze yemekleri
5. besin grubu - Meyve
6. besin grubu - Yağ
7. besin grubu - Şeker( Yasak)

Dengeli bir diyette bu besin gruplarından mutlaka ihtiyacınız olduğu kadar almalısınız.

Sabah - Şekersiz çay , peynir ekmek
Kuşluk - Meyve
Öğle - Sebze yemeği, yoğurt
İkindi - Galeta
Akşam - Et, salata
Yatmadan - Meyve

Hareketler...


27 Kasım 2008 Perşembe

NOT ALIN...

CİLDİNİZİ NASIL BESLEYECEKSİNİZ?

Cilt içeriden beslenir, dışarıdan desteklenir
Fazla şeker cildin düşmanıdır, şeker tüketiminizi azaltın
Fazla yağ cildi bozar, yağları dengeleyin

- İyi yağlar: Omega 3 / Omega 6
- Kötü yağlar: Trans yağlar, doymuş yağlar

Proteinin azı karar, çoğu zarar
Hayvansal proteini azaltın

- Balığa ağırlık verin

- Bitkisel proteinlerden de faydalanın.

CİLT DOSTU BİTKİLER
Yeşil Çay
Domates
Maydanoz
Ananas

24 Kasım 2008 Pazartesi

Pilates Nedir?

Pilates, Yoga'dan sonra formda kalmanın yeni yolu. Madonna, Julia Roberts, Uma Thurman ve birçok ünlünün tercihi...

Joseph Pilates'in “kontroloji” adını verdiği metodu, zihin ve beden bütünlüğü öngören denge nefes ve hareket sistemlerinin bir sentezidir. Eklem ve kemikleri hayat boyu korumak için kas güçlendiren, esneten ve özellikle içsel karın kaslarının kuvvetlendirilmesi esasına dayanan bir sistemdir. Joseph Pilates, egzersizlerini şöyle tanımlamıştı: “Sadece üç derste farkı hissedecek, on derste farkı görecek ve 20 derste tamamen farklı bir vücuda sahip olacaksınız”.

Pilates egzersizlerinin amacı; karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudumuzun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturmaktır. Pilatese göre vücut merkezi, derindeki kaslarla bel kemiğine en yakın kaslardan oluşur. Klasik egzersizlerde zayıf kaslar zayıflama, güçlü kaslar güçlenme eğilimindedir. Bu da dengesiz adale yapısına, kronik bel ağrısı ve sakatlıklara yol açabilir. Pilates'te kas yapısı bir bütün haline getirilir. Kilo vermeseniz de ince görünürsünüz. Sakatlanmaları zorlaşır. Dayanıklılık artar, metabolizma hızlanır.

Her 10 kişiden 8'i, yaşamının bir döneminde, iskelet ve kas sistemi sorununun etkisi altında kalıyor. Omurganın düzgün kullanılmadığı, vücut dengesinin bozuk olduğu oturuş şekilleri, duruş bozuklukları, yanlış oturuş pozisyonlarında uzun süre kalınması ve tekrarlanan hareketler; kaslarda gerilme, yorgunluk ve stres giderek ağrılı kas spazmlarına yol açıyor. Sonucunda kişilerde sırt ve boyun ağrıları şikayetleri ortaya çıkıyor. Pilates egzersizleri omurganın daha sağlıklı, vücudun doğru pozisyonda duruş alışkanlığını kazanmasını sağlıyor. Bunun nedeni Pilates´in çalıştırmayı hedeflediği ana bölgenin karın ve sırt kasları olması. Güçlenen karın kasları, adeta bir korse gibi sizi dik tutuyor, duruşunuzu düzeltiyor ve belinize binen yükü hafifletiyor. Bu aynı zamanda çok daha rahat ve iyi bir şekilde nefes alabilmeniz için de etkili. Tabii, iyi bir duruş, aynı zamanda, daha estetik ve fit görünmek için gerçekten harika bir yol.

Pilates'in en önemli özelliği, tüm vücudu esneterek omurların arasını açmasıdır. Böylelikle vücutta zamanla meydana gelen yığılmaları yok etmektedir. Hatta omurların açılması nedeniyle 2 santimetreye kadar boyun uzaması bile mümkündür.

Eklemlere yük bindirmeden ve içindeki çok ince dokuları yırtmadan kasları çalıştırıyor. Herhangi bir kimyasal madde kullanmadan, böylesine kısa zamanda böyle güçlü ve uzun kaslara sahip olmanızı sağlayabilecek başka bir egzersiz türü yok.

Pilates temel hareketleri için hiçbir alete gerek olmaması, egzersizi hayatınızın içine taşımanızı sağlayacak. Masabaşı çalışan bir kişiyseniz özellikle tavsiye ediyoruz.

Pilates yapmak için çok uygun diğer bir grup ise yaşlılar. Vücudu zorlamayan Pilates, eklem sorunu yaşayan yaşlı kişiler ve osteoporoz sorunu yaşayanlar için son derece ideal.

Tüm bu faydalarını göz önünde bulundurduktan sonra Pilates´in nasıl bu kadar popüler olduğunu anlamak hiç de zor değil. Tüm dünyada, Hollywood starları, ünlü sporcular, işadamları hatta kraliyet ailesi mensupları bile Pilates yapıyor.

Altı Pilates Prensibi
  • Konsantrasyon : Pilates yaparken hareketlere yoğunlaşmak, bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasların kullanılıp, hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekmektedir.
  • Kontrol : Pilates metodunda kontrol çok önemlidir. Kontrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması, olası sakatlıkların önlenmesi gerekir.
  • Merkezleme : Pilates Metodu'nda, doğu hareket sanatlarında olduğu gibi merkez (powerhouse); göbek, bel ve kalça çevresidir. İç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme, üst bedenin stabilitesini ve esnemeyi, uzamayı sağlar.
  • Akıcı hareket : Hareketler acele edilmeden, her noktadan tek tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır.
  • Kesinlik : Hareketler belirsizce değil, hakkı verilerek tam yapılmalıdır. Hareket sekansları birbirleri içinde ve birbirleri arasında koordine olmalıdır.
  • Nefes : Nefes alıp verme, panik olmadan sırtın arkasına ve altına derin nefes alıp bütün nefesi tamamıyla dışarı üflemek yoluyla olmalıdır. Böylece, tamamen boşalttığımız nefesimiz kanımızı temizlemiş olur.